İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta: “Türkiye'nin Bir Çin Stratejisi Yok, İthalat Bağımlılığı Azalmıyor”
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, TBMM'de Ticaret Bakanlığı, Helal Akreditasyon Kurumu ve Rekabet Kurumunun bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporlarının görüşüldüğü toplantıda Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın dış ticaret politikalarını eleştirdi. Türkiye'nin ithalata bağımlılığından ihracatın millî gelirdeki payına, Çin ile ticaret açığından yüksek teknolojili üretime kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulunan Usta, marketlerdeki fiyat farklılıkları, esnaf kredileri, motokuryelerin sorunları ve Trendyol'un lisans bedeline ilişkin iddialarını da gündeme taşıdı.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) Ticaret Bakanlığı, Helal Akreditasyon Kurumu ve Rekabet Kurumunun bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporlarının ele alındığı görüşmelerde ekonomi ve ticaret politikalarına yönelik eleştirilerde bulundu.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın sunumunda ihracat rakamlarına ağırlık verildiğini ancak Türkiye'nin ithalata bağımlılığına ilişkin yeterli değerlendirme yapılmadığını savunan Usta, dış ticaret açığı, yüksek teknolojili üretim, döviz kuru politikası, Çin ile ekonomik ilişkiler ve piyasalardaki rekabet koşullarına dikkat çekti.
“Türkiye'nin En Temel Ekonomik Yapısal Sorunu İthalat Bağımlılığıdır”
Türkiye'nin ithalata bağımlılığının uzun yıllardır devam eden yapısal bir sorun olduğunu belirten İYİ Partili Usta, Ticaret Bakanlığının bu alandaki gelişmeleri somut verilerle açıklaması gerektiğini söyledi.
Usta, Bakan Bolat'a şu soruları yöneltti:
“Türkiye'nin ithalat bağımlılığında bir azalma oldu mu? Türkiye'nin yoğun olarak ithal ettiği ürünlerle ilgili herhangi bir şekilde neyi üretiyoruz, geçmişte bağımlılığımız olan bugün azalttığımız bir şey var mı? Artı, bu mal açısından, finansman açısından Türkiye'nin bağımlılığında bir azalma var mı?”
İhracatın tek başına değerlendirilmesini eleştiren Usta, “İhracat önemli bir şey mi? Elbette önemli bir şey ama ihracatı değerlendirirken ithalattan bağımsız ihracatı nasıl değerlendirebilirsiniz?” ifadelerini kullandı.
Bakanlığın ithalat bağımlılığını azaltmaya yönelik çalışmalarını daha kapsamlı biçimde ortaya koyması gerektiğini belirten Usta, “Ben sizin yerinizde olsam bunların analizine daha fazla yer veririm ama bu yok, bu yok. Sadece ihracatmış gibi.” dedi.
“İhracatı 2002'yle Karşılaştırıyorsunuz, İthalatta Farklı Yılları Kullanıyorsunuz”
Ticaret Bakanlığının bütçe sunumunda kullanılan karşılaştırma yöntemlerine tepki gösteren Usta, ihracat verilerinde 2002 yılının esas alınmasına karşılık ithalat, dış ticaret açığı ve cari açık göstergelerinde farklı dönemlerin kullanıldığını savundu.
Usta, “Sayın Bakan ihracatı gösterirken böyle füze gibi bir artışı göstermek için bize 2002'den itibaren gösteriyor. Her yıl geliyorsunuz buraya, bir önceki yılla mukayese yapmanız lazım, bütçede o beklenir.” dedi.
Konuşma sırasında Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın verilerin sunumda bulunduğunu belirtmesi üzerine Usta, karşılaştırma dönemlerinin farklılığına dikkat çekti.
Bolat'ın “2001-2025.” yanıtına karşılık Usta, “Evet, 2001, onu diyorum işte, dinlemiyorsunuz ki beni. 2025-2026... İhracatta hangi yılın rakamını veriyorsunuz? 2002'den beri alıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.
Sunumlarda tutarlı veri karşılaştırmaları yapılması gerektiğini vurgulayan Usta, “Bunu yıllarca sunum yapmış, sunum hazırlamış, sunum hazırlatmış bir insan olarak söylüyorum, böyle bir şey olmaz.” değerlendirmesinde bulundu.
“İhracatın Millî Gelire Oranı 2029'da Yüzde 14,2'ye Gerileyecek”
İhracat performansının yalnızca mutlak rakamlarla ölçülemeyeceğini belirten Usta, mal ihracatının millî gelir içerisindeki payının dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Strateji ve Bütçe Başkanlığı verileri ile Orta Vadeli Program'daki öngörülere işaret eden Usta, şu rakamları paylaştı:
“2002 yılında ihracatın millî gelire oranı 15,1. Bu, şimdi 2026'da 15,5, Orta Vadeli Programa göre 2027'de 14,7'ye düşecek, 2028'de 14,5'e düşecek, 2029'da 14,2'ye düşecek.”
Hükümetin ihracat rekorlarına ilişkin açıklamalarıyla orta vadeli hedefler arasında çelişki bulunduğunu savunan Usta, “Bir yandan 'İhracat rekorları kırıyoruz.' diye bize bir şeyler söylerken millî gelirin bir bileşeni olan ve mutlaka millî gelire oran olarak konuşulması gereken en temel göstergede 'Bunu ben aşağı doğru düşüreceğim.' diye bize orta vadeli programla geliyorsunuz.” dedi.
“İhracatçının Elinin Öpülmesi Lazım”
Ekonomik koşulların ihracatçıları zorladığını belirten Usta, üretim ve ihracattaki sorunların yalnızca Ticaret Bakanlığıyla değil, genel ekonomi politikalarıyla ilişkili olduğunu ifade etti.
Usta, “İhracatçının elinin öpülmesi lazım bu kadar zor ekonomik şartlarda. Bölgesel sorunlarımız var, onları kabul ediyorum elbette ama bütün dünyada var.” diye konuştu.
İmalat sanayisindeki gelişmelere de değinen Usta, üretimin millî gelir içerisindeki payının gerilediğini savunarak üretim kapasitesindeki sorunların ihracatı doğrudan etkilediğini belirtti.
Ticaret Bakanlığının ihracatçıların karşılaştığı güçlükleri hükümet içinde daha güçlü biçimde dile getirmesi gerektiğini söyleyen Usta, “Ben feryat ederim arkadaş, bu ekonomik konjonktür benim ihracatçımı zor duruma sokuyor, bu ekonomik konjonktürde biz pazarlarımızı kaybediyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Kurun Aşırı Baskılanması İhracatı Felç Eder”
Döviz kuru ve yüksek faiz politikalarının üretim ile ihracat üzerindeki etkilerini değerlendiren Usta, firmaların finansman maliyetlerinin arttığını ve döviz cinsinden borçlanmanın önemli riskler oluşturduğunu savundu.
İç piyasada krediye erişimin zorlaşması nedeniyle şirketlerin yurt dışı finansmana yöneldiğini belirten Usta, “Kuru bu kadar uzun süre tutarsanız, faiz bu kadar yüksek tutup kuru bu kadar uzun süre tutarsanız ekonominin her tarafını tahrip edersiniz. Bunu sizin söylemeniz lazım. En fazla ihracatı tahrip ediyor.” dedi.
Firmaların döviz açık pozisyonlarının yükseldiğine dikkat çeken Usta, kur politikasında yapılacak ani değişikliklerin de ekonomik riskler taşıdığını söyledi.
Kur artışının tek başına kalıcı bir ihracat avantajı sağlamayacağını vurgulayan Usta, “Uzun vadede bir kur üzerinden ihracat teşviki falan olmaz yani bütün ampirik çalışmalar bunu gösteriyor, kurla olmaz ama kurun böyle aşırı baskılanması ihracatı felç eder, bu da olmaz.” ifadelerini kullandı.
“Yüksek Teknolojili İhracatın Payı Yüzde 4”
Türkiye'nin yüksek teknolojili üretim ve ihracat kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Usta, Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatının (UNIDO) verilerine atıfta bulundu.
Yüksek teknolojili ürünlerin Türkiye'nin toplam ihracatındaki payının yüzde 4 olduğunu belirten Usta, Avrupa Birliği ortalamasının yüzde 20'nin üzerinde bulunduğunu söyledi.
Usta, “Gelişmekte olan ülkelerin hepsinin neredeyse önemli kısmı bizden yüksek, Avrupa Birliği ortalaması yüzde 20'nin üzerinde, bizde yüzde 4.” dedi.
Orta ve yüksek teknolojili ürünlerin kişi başına ihracatında Türkiye'nin 1.277 dolarla 61'inci sırada olduğunu aktaran Usta, ülkelere göre karşılaştırmalar yaptı.
Usta, Slovenya'da kişi başına orta ve yüksek teknolojili ürün ihracatının yaklaşık 31 bin dolar, İrlanda'da 29 bin 592 dolar, Çekya'da 18 bin dolar, Belçika'da 16-17 bin dolar, Slovakya'da 16 bin dolar ve Almanya'da 14 bin dolar olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin yüksek katma değerli üretimde yeterli ilerlemeyi sağlayamadığını savunan Usta, “Biz hâlâ işin hamaliyesiyle uğraşıyoruz, çevremizi kirletiyoruz, kaynaklarımızı yok ediyoruz ama yeteri kadar gelir elde edemiyoruz.” diye konuştu.
“Türkiye'nin Bir Çin Stratejisi Yok, Çin Korkusu Var”
Çin ile ekonomik ilişkilerin uzun vadeli bir strateji çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirten Usta, Türkiye'nin Çin karşısındaki dış ticaret açığını gündeme getirdi.
Usta, “Bu ülkenin bir defa bir Çin stratejisi yok. Neyi var biliyor musunuz? Çin korkusu var.” ifadelerini kullandı.
Doğu Türkistan'daki gelişmelere de değinen Usta, Türk yetkililerin bu konuda yeterince açıklama yapmadığını savundu.
Çin ile ticarette ithalat ve ihracat arasındaki farkın yüksek olduğunu belirten Usta, 2025 yılına ilişkin şu rakamları paylaştı:
“İşte, en son 2025 rakamı 49,6 milyar dolar ithalat yapmışız, sadece yaptığımız ihracat 3,3 milyar dolar.”
Çin'den ithal edilen ürünlerin Türkiye'de üretilme imkânlarının araştırılması gerektiğini vurgulayan Usta, “Burada şimdi biz hangi ürün alıyoruz, bu ürünleri içeride üretebilir miyiz?” sorusunu yöneltti.
Çin'in uzun vadeli kalkınma planlarıyla hareket ettiğini ifade eden Usta, Türkiye'nin üretim ve teknoloji politikalarında daha planlı bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini belirtti.
“Tayvan ile Ekonomik İlişkiler Neden Geliştirilmiyor?”
Tayvan'ın yarı iletken ve çip teknolojilerindeki konumuna dikkat çeken Usta, Türkiye'nin bu alandaki yatırım ve ticaret fırsatlarını değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Tayvan'ın Türkiye ile daha fazla ekonomik ilişki kurmak istediğini ileri süren Usta, “Tamam, şimdi Tayvan'ı tanımıyoruz ama Tayvan'la yani mesela bir gayrimenkul alımını bile niye yapmıyoruz Tayvan'la, o anlaşmayı?” ifadelerini kullandı.
Çin ile ilişkilerin Tayvan'la ekonomik iş birliğini engellememesi gerektiğini savunan Usta, Türkiye'nin teknoloji yatırımları açısından daha kapsamlı bir dış ticaret stratejisi geliştirmesini istedi.
“Esnaf Kefalet Kredilerinde Aynı Ölçekteki İşletmelere Farklı Limitler Veriliyor”
Esnaf ve sanatkârların kullandığı kefalet kredilerine ilişkin şikâyetleri gündeme getiren Usta, NACE faaliyet sınıflandırmasının kredi limitlerinde farklılıklara yol açtığını belirtti.
Sahada esnafın kendilerine ilettiği şikâyetleri aktaran Usta, “Yan yana çalışan iki firmanın aldığı kredi limitleri arasında çok ciddi farklılıklar oluşuyor. Bu olmasın.” sözlerini paylaştı.
Kredi limitlerinin hangi kriterlere göre belirlendiğinin açıklanmasını isteyen Usta, “NACE sınıflandırmasında yerleri farklı diye bu kadar farklılaştırmanın olması doğru değil.” değerlendirmesinde bulundu.
“Aynı Ürün Bir Markette 249 Lira, Diğerinde 495 Lira”
Marketlerdeki fiyat farklılıklarını da gündeme taşıyan Usta, 6 Nisan 2026 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımı hatırlattı.
Kızının Ankara'da bir marketten 40'lı tuvalet kâğıdını 495 liraya satın aldığını anlatan Usta, aynı ürünün farklı marketlerdeki fiyatlarını karşılaştırdığını söyledi.
Usta, Familia Plus organik bambu özlü, katkısız, üç katlı, 40'lı tuvalet kâğıdının File Market'te 495 liraya, Çağdaş Market'te 289 liraya, A101'de 249 liraya ve Akyurt Market'te 294 liraya satıldığını aktardı.
Fiyat farklılıklarına tepki gösteren Usta, “Akyurt Market 294 lira diyor, File Market 495 liraya satıyor arkadaşlar! Gidip patates, soğancıyla uğraşacağınıza, alın, bununla uğraşın ya!” dedi.
Tarımsal ürünlerin stoklanmasına yönelik uygulamaları da eleştiren Usta, patates ve soğan gibi ürünlerin yıl boyunca tüketilebilmesi için depolanmasının gerekli olduğunu belirtti.
Ticaret Bakanlığına çağrıda bulunan Usta, “Ticaret Bakanlığı başta olmak üzere tüm yetkili kurumlar bu konuda daha caydırıcı, daha etkin tedbirler almalıdır.” ifadelerini kullandı.
“Kredi Kartı Komisyonları Yeniden Artıyor”
Kredi kartı işlemlerindeki komisyon oranlarının işletmeler üzerindeki etkisine değinen Usta, daha önce yapılan indirimlerin ardından oranların yeniden yükseldiğini savundu.
Kendisine iletilen bilgilere göre aylık oranların yüzde 3,1 ile yüzde 4 arasında değiştiğini belirten Usta, bu maliyetlerin esnafı zorladığını söyledi.
Usta, “Bunların bir miktar aşağı çekilmesi için bir düzenleme ihtiyacı var. Burada düzenleme yapacak yerin siz olmadığını ben biliyorum ama sizin tarafınız burası.” dedi.
Bakanlıkların kendi sorumluluk alanlarındaki kesimlerin ekonomik çıkarlarını daha güçlü savunması gerektiğini ifade eden Usta, esnaf ve ihracatçıların finansman sorunlarının hükümet gündeminde daha fazla yer bulmasını istedi.
“Motokuryeler Daha Fazla Çalışarak Geçen Yılki Kazançlarına Ulaşabiliyor”
E-ticaret sektöründe faaliyet gösteren motokuryelerin sorunlarına da değinen Usta, Türkiye'de bir milyonu aşkın motokurye bulunduğunu ifade etti.
Esnaf kuryelik modelinde maliyetlerin önemli bölümünün çalışanlara yüklendiğini savunan Usta, iş ortaklığı adı altında uygulanan sistemin kuryelerin gelirlerini olumsuz etkilediğini belirtti.
Motokuryelerin kendilerine ilettiği şikâyetleri aktaran Usta, “Geçen yıl kazandığımızı bu yıl daha uzun çalışarak, daha fazla iş yaparak, daha fazla alın teri dökerek ancak kazanıyoruz nominal olarak.” ifadelerini paylaştı.
Çalışma koşullarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görev alanına girdiğini ancak e-ticaret faaliyetlerinin Ticaret Bakanlığını da ilgilendirdiğini belirten Usta, “Bu motokuryelerle ilgili de bir miktar düzenleme ihtiyaçları vardır. Onların da hem menfaatlerinin korunması anlamında bir miktar daha gayretli olmanız gerekir.” dedi.
“Trendyol'un 46 Milyar Liralık Lisans Bedelinden Kurtarıldığını” İleri Sürdü
Konuşmasının son bölümünde e-ticaret düzenlemelerini gündeme getiren Usta, Trendyol'un lisans bedeline ilişkin değişiklikleri eleştirdi.
2022 yılında TBMM'de geniş siyasi destekle kabul edilen e-ticaret düzenlemesinin rekabeti korumayı ve tekelleşmeyi önlemeyi amaçladığını belirten Usta, eski Ticaret Bakanı Mehmet Muş'un söz konusu düzenlemeyi “yerli ve millî bir kanun” olarak nitelendirdiğini hatırlattı.
Usta, “Bütün siyasi partilerin, oylamaya katılan herkesin olumlu oy kullandığı bir kanun geçirdik biz buradan.” dedi.
Düzenlemenin daha sonra değiştirildiğini savunan Usta, lisans bedeli hesaplamasında yatırım ve ihracat unsurlarına uygulanan katsayıların Trendyol lehine sonuç doğurduğunu ileri sürdü.
Usta, “46 milyar liraydı 2025'in Martında ödeyeceği lisans bedeli, yaklaşık 1,5 milyar dolar, bugünkü parayla 75 milyar lira civarında, o paradan kurtardınız.” ifadelerini kullandı.
Trendyol'un piyasadaki konumunu ve komisyon oranlarını da eleştiren Usta, “Şu anda Çinli Trendyol piyasada tekel hâline geldi, milleti de böyle sömürüyor. Yüzde 40 komisyon olur mu ya?” dedi.
Usta'nın lisans bedeli ve rekabet koşullarına ilişkin değerlendirmeleri, bütçe görüşmelerinde dile getirdiği iddialar olarak kayda geçti.
Konuşma Süre Sınırı Nedeniyle Sona Erdi
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta'nın Trendyol'a ilişkin açıklamaları sırasında mikrofonu süre sınırı nedeniyle otomatik olarak kapatıldı.
Toplantıya başkanlık eden Mehmet Muş, “Teşekkürler Sayın Usta.” diyerek konuşmanın tamamlandığını bildirdi.
Usta'nın “Tamamlıyorum Sayın Başkan.” sözleri üzerine Muş, “Size söz verirsem herkese vermek durumunda kalırım.” karşılığını verdi.
Erhan Usta, “Peki, teşekkür ediyorum.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0