CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin: “Narenciye üreticisi için üretimden ihracata kadar devlet politikası şart”

CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Çukurova’da narenciye üreticilerinin artan maliyetler, pazarlama ve depolama sorunları ile ihracattaki sıkıntılar nedeniyle üretimden kopma noktasına geldiğini belirterek, narenciye sektörünün tüm yönleriyle araştırılması ve kalıcı çözüm için Meclis Araştırması açılması çağrısında bulundu.

Eyl 10, 2026 - 23:36
 0  1
CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin: “Narenciye üreticisi için üretimden ihracata kadar devlet politikası şart”

CHP Adana Milletvekili

ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, başta Adana olmak üzere Çukurova’da narenciye üreticilerinin her geçen yıl ağırlaşan ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirterek, sektörün geleceğinin Meclis Araştırması ile bütün yönleriyle ele alınmasını istedi.

Çukurova’nın Türkiye’nin önemli narenciye üretim merkezlerinden biri olduğunu belirten Şevkin, limon, mandalina, portakal ve greyfurt üretimiyle geçimini sağlayan binlerce üreticinin artan maliyetler, ürün fiyatlarındaki belirsizlik, pazarlama ve depolama sorunları ile ihracattaki sıkıntılar nedeniyle üretimden kopma noktasına geldiğini ifade etti.

“ÜRETİCİ ÜRETEMEZ HALE GELİYOR”

Mazot, gübre, ilaç, elektrik, sulama, işçilik, ambalaj ve nakliye gibi kalemlerde yaşanan maliyet artışlarının üreticinin yükünü artırdığını kaydeden Şevkin, hasat döneminde ürünün hangi fiyattan satılacağının öngörülemediğini söyledi.

Şevkin, “Mazotundan gübresine, ilacından elektriğine, sulamasından işçiliğine, ambalajından nakliyesine kadar her kalemde maliyet artışı yaşayan üretici, hasat zamanı ürününü kaç liraya satacağını bilemiyor. Üreticinin alın terinin karşılığını alamadığı bir sistem sürdürülebilir değildir” dedi.

“ÜRÜN DALDA KALIRKEN ÜRETİCİ BORCA BATIYOR”

Narenciyede en önemli sorunlardan birinin hasat döneminde yeterli ve öngörülebilir pazar bulunamaması olduğunu belirten Şevkin, ürünün dalında kalmasının yalnızca o yılın gelir kaybına değil, üreticinin gelecek sezon ihtiyaç duyduğu finansmana da ulaşamamasına neden olduğunu kaydetti.

Şevkin, “Üretici ürününü yetiştiriyor, masrafını yapıyor, borçlanıyor; ancak hasat geldiğinde alıcı bulamıyor ya da ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kalıyor. Bir başka ifadeyle üretici hem üretirken hem de ürününü satarken kaybediyor. Bu tabloya seyirci kalınamaz” diye konuştu.

“NARENCİYENİN GELECEĞİ İÇİN YENİ BİR POLİTİKA ŞART”

Narenciye sektörünün yalnızca tarladaki üretim aşamasıyla değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Şevkin, üretimden hasada, paketlemeden soğuk zincire, depolamadan ihracata kadar bütün sürecin birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.

İhracatın üreticinin ayakta kalabilmesi açısından yaşamsal öneme sahip olduğunu ifade eden Şevkin, dış pazarlardaki bitki sağlığı ve kalıntı standartları, lojistik maliyetleri, sınır kapılarındaki süreçler ve ihracat politikalarının üreticinin gelirini doğrudan etkilediğini söyledi.

Şevkin, “Çukurova’da yetişen narenciye yalnızca iç piyasaya mahkûm edilemez. Türkiye’nin mevcut ihracat pazarlarını koruması, yeni pazarlar oluşturması ve üreticinin dış pazara erişimini kolaylaştırması gerekiyor. İhracatçı ile üretici arasındaki ilişkide üreticinin pazarlık gücünü artıracak mekanizmalar kurulmalıdır” ifadelerini kullandı.

“SOĞUK HAVA DEPOLARI VE İŞLEME TESİSLERİ YETERSİZ”

Hasat döneminde ürünün değer kaybetmemesi için depolama, paketleme, işleme ve soğuk zincir altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Şevkin, kooperatifler ve üretici birliklerinin de daha etkin hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

Şevkin, “Üretici hasat ettiği ürünü aynı gün elinden çıkarmak zorunda bırakılmamalıdır. Depolama imkânı olmayan üretici, fiyat ne olursa olsun ürününü satmak zorunda kalıyor. Bu durum aracının ve alıcının pazarlık gücünü artırırken üreticinin emeğinin karşılığını alamamasına neden oluyor” dedi.

İKLİM KRİZİ ÜRETİCİNİN YÜKÜNÜ AĞIRLAŞTIRIYOR

İklim değişikliğinin tarımsal üretimde yeni riskler oluşturduğuna dikkat çeken Şevkin, aşırı sıcaklar, kuraklık, düzensiz yağışlar, zirai don, dolu ve aşırı yağış gibi olayların narenciye bahçelerinde verim ve kalite kayıplarına yol açabildiğini belirtti.

Tarımsal sigorta sisteminin üreticinin karşı karşıya kaldığı riskleri gerçek anlamda karşılayacak şekilde güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Şevkin, “İklim değişiyor, riskler büyüyor. Buna karşı üreticiyi yalnızca hasar meydana geldikten sonra desteklemek yeterli değildir. Sulamadan sigortaya, hastalık ve zararlılarla mücadeleden iklim dirençli üretim tekniklerine kadar kapsamlı bir politika oluşturulmalıdır” dedi.

“ÇUKUROVA NARENCİYESİ STRATEJİK BİR DEĞERDİR”

Çukurova narenciyesinin yalnızca üreticinin geçim kaynağı olmadığını belirten Şevkin, sektörün bölgesel ekonomi, istihdam, gıda arzı ve Türkiye’nin ihracat kapasitesi açısından da stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Şevkin, Meclis Araştırması kapsamında Çukurova’daki üretim alanlarının ve üretici sayısındaki değişimin, ürün bazında maliyetlerin, üretici ve tüketici fiyatları arasındaki farkın, ürünün dalında kalma nedenlerinin, ihracat sorunlarının, depolama altyapısının, kooperatiflerin, tarımsal desteklerin, iklim risklerinin ve üreticinin borçluluk durumunun araştırılmasını istedi.

ÜRETİCİNİN BORÇ YÜKÜ HAFİFLETİLMELİ

Üreticilerin Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifleri ve diğer finans kuruluşlarına olan borçlarının da araştırılması gerektiğini belirten Şevkin, yüksek finansman maliyetlerinin üretim kapasitesini doğrudan etkilediğini söyledi.

Şevkin, “Çiftçiyi borçlandırarak üretime devam etmeye zorlayamazsınız. Üreticinin borç yükünü hafifletecek, uygun koşullu finansman sağlayacak ve üretimi sürdürülebilir hale getirecek mekanizmalar oluşturulmalıdır” ifadelerini kullandı.

“NARENCİYEDE DEVLET POLİTİKASI OLUŞTURULMALI”

Narenciye üreticisinin sorunlarının yalnızca hasat döneminde ele alınamayacağını vurgulayan Şevkin, üretimden pazarlamaya, depolamadan ihracata kadar bütün zinciri kapsayan uzun vadeli bir devlet politikası oluşturulması gerektiğini kaydetti.

Şevkin, “Narenciye üreticisinin sorunu yalnızca hasat döneminde hatırlanarak çözülemez. Üretimden pazarlamaya, depolamadan ihracata kadar bütün zinciri kapsayan uzun vadeli bir devlet politikası oluşturulmalıdır. Üreticinin ne ekeceğini, ne kadara mal edeceğini ve ürününü hangi koşullarda satacağını öngörebildiği bir sistem kurulmalıdır” diye konuştu.

LOJİSTİK MALİYETLERİNE DİKKAT ÇEKTİ

Üreticinin sürdürülebilir gelir elde etmesini sağlayacak destekleme mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini belirten Şevkin, ürünün değerinin altında satılmasını önleyecek müdahale ve pazarlama mekanizmalarının geliştirilmesini istedi.

Kooperatiflerin güçlendirilmesi, soğuk hava deposu ve işleme tesislerinin artırılması, ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi ve lojistik maliyetlerinin azaltılması gerektiğini de vurgulayan Şevkin, Çukurova’daki narenciye üretiminin korunması için üreticinin desteklenmesi çağrısında bulundu.

Şevkin, “Çukurova’nın bereketli topraklarını ve narenciye bahçelerini korumak istiyorsak önce üreticiyi korumak zorundayız. Üreticiyi üretimden koparırsanız yalnızca bir çiftçiyi değil; tarımı, istihdamı, gıda güvencesini ve ihracat kapasitesini kaybedersiniz. Bu nedenle narenciye üreticisinin sorunlarını Meclis çatısı altında bütün yönleriyle araştırmak ve kalıcı çözüm yollarını ortaya koymak zorundayız” dedi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0